Pages

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Ramazan...Kuran ayı...

Merhaba canlar!
Ramazanın 13.günü gelmiş bile.. Nasıl geçecek derken, Rabbim öyle sabrını veriyor ki.. günlerin bu kadar hızlı nasıl geçtiğini hiç anlamadım... 

Ramazan... Kuran ayı... Neden? Rabbimizin teveccühü, bizimle konuşması güzel Kitabımız Kuran-ı Kerim bu ayda inmeye başlamış, ilk ayet Ramazan ayında gelmiştir. Buharî'de geçen bir hadise göre:

"Ramazan gecelerinin hemen hepsinde de Resûlullah'a (sas) gelen Cebrâil Aleyhisselâm, onunla karşı karşıya oturur, o güne kadar getirmiş olduğu âyetleri Efendimiz'le (sas) müzâkere ederdi. Yâni, Efendimiz Hazretleri Cebrail'in getirdiği âyetleri Ramazan ayı boyunca tane tane okur, Cebrâil Aleyhisselâm da huşu içinde dinler, gelen âyetlerin okunuş ve dizilişini böylece kontrol etmiş olur, teyit ve tescilini yapardı."

Zannedersem Ramazanlarda okunan mukabeleler de bu karşılıklı okumadan alıyor kaynağını...

Ben de Ramazan'da Ramazanlaşanlardan, Kur'anlaşanlardan olma duasıyla, yeni yeni alışmaya çalıştığım Canon'umla bir bakış açısı getirmek istedim...  


Ramazan'ı hakkıyla geçirip, Bayram'ı hakeden kullardan olabilmek duasıyla...

24 Temmuz 2012 Salı

Neler oluyor hayatta...

Olmazsa olmazımız,Ramazan tatlımız:
 Yapılmışı, sunuşu bizden olsun diye internetten bulup eklemek istemedim...daha sonra gelecek efendim... çünkü tükettik kendilerini, ama Ramazanda her misafirimize yaparız nasılsa :) meraklanmayınız :)

 Teravihlerimiz Ramazan bereketimiz inşallah...
Teravih, Arapça'daki "tervîha" kelimesinin cem'i (çoğulu) olup "teneffüs etmek, ruhu rahatlatmak, bedeni dinlendirmek" gibi manalara gelir...
Hadislerle müjdeler veren namaz...
"Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım. Her kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur."(İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173; İbn Hanbel, I, 191, 195).
Gelinlik provasına 10 günüm kaldı.. Resmen gün sayıyorum ve merakla bekliyorum...

 Her seneki hediye krizi zamanları geldi... hep gömlek, kravat, kol düğmesi, parfüm,saat... olmaz ki ama...bu kez farklı birşey olsun istedim... Başlarda sadece tek VAV harfi işleyecektim... İnsanın anne karnındaki duruşunun temsilcisi VAV harfi çok güzel bir doğum günü hediyesiydi bence... İnternette dolandıkça bu tatlı hatta rastladım... Hat meraklısı sevdiğime etamin "müsenna hüve" işlemeye karar verdim... krem kumaş üzerine böyle tatlı bir yeşil... Beğenecek mi, bilmiyorum.. Çerçeveleteceğim inşallah.... 
Bu arada meraklısına not: İstediğiniz resmi bu şekilde modelleyen bir site buldum...

Bizim doğum günlerimiz 3 gün arayla... Ben de bugün saat 16 civarı 1 yaş daha yaşlanacağım... iyi mi kötü mü bilmiyorum... Her yaşın bir güzelliği olduğu kanısındaydım... Yaş ilerledikçe bu düşüncem baki kalır mı bilmem ama Rabbim sağlık ve huzur versin yeter ki..

Herkese tatlı mı tatlı bir gün, kabul olan dualar, makbul bir oruç ve bereketli iftarlar dilerim efendim...


 





20 Temmuz 2012 Cuma

Hayırlı Ramazanlaaar!


 Bugün 1 Ramazan 1433... 
Normal zamanda bire 10 veren Rabbi Rahimimizin, (ki o merhametlilerin en merhametlisi hiçbir zaman bire bir sevap vermez...) bire yüz, bire bin, bire onbinler sevaplar yazdığı dakikaların başlangıcı...

Hayırların, bereketlerin kat kat katlandığı bonuslarla dolu bir ayın başı...
Şeytanların zincirlere vurulduğu, onlara yaklaşmayanlara yanaşamadıkları bir ay...

Huzur ayı, yardımlaşma ayı, kendinden çok etrafındakileri düşünme zamanı....

Akşam yiyeceklerimizden ziyade, açların halini düşünmemizi gerektiren zaman dilimi...
 
Kötünün, düşmüşün, muhtacın halinden anlama vakti..

Ayların sultanına, sultanlara yaraşır şekilde davranma gereği..

Rabbim hakkıyla eda edilen oruç, makbul dua, tertemiz bayrama kavuşma nasib etsin hepimize...

Hayırlı Ramazanlar dilerim efendim....

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Gelin Adayı Blogger


 Ben hangisi miyim... 
Sizceeee 
 :) :) :)

2 Temmuz 2012 Pazartesi

♥♥ 17.06.2012 ♥♥

O kadar çok oldu ki yazmayalı... farkındayım aslında merakta kaldığınızın.. nişan sonrası koşturmalar başladı ve ben bu koşturmalar içinde yorgun oluyorum, bir isteksizlik ki sormayın gitsin... okuma isteği var, blogları takipteyim hala, haberiniz ola :)) ama bir türlü yazamadım... 

17. Haziran'da nişanımız oldu çok şükür, ufak tefek aksiliklerin dışında çok güzeldi herşey... bu güzelliğe katkıda bulunan elifinelizi... seni ne kadar çok strese soktum değil mi 1 haftacık zaman vererek... hem de 5 aylık "çılgın"ı beklerken... ama ortaya çıkanlar harikaydı... çok teşekkür ederim burdan bir kez daha sana...

Heryer narçiçeği demiştim hatırlarsanız... nişanımız evde olacağı için takım elbise giymek istedim. Ama etek-ceket çok resmi olacaktı sanki veya sıradan da denebilir... ben de çok harika kumaşı olan bir pantolonetek- ceket takımı buldum ve kaçırmadım :)

 

Eh renk belirlendiğine göre sıra yüzük yastığımız, misafirlerimize dağıtmak üzere planladığım lavanta keseleri ve bu keseleri koyacağım sepete gelmişti..  Burada imdadıma elifinelizi yetişti :) kıyafetimi almadan sözleşmiştik, ne renk olduğuna karar verdiğim an haber verdim ve onun tarafında koşturmalar başladı... Yandaki seti gösterdim ona sadece - zaten şıp diye kumaşı hakkında bilgi verdi bana - ve nar çiçeği dedim...(belki  bu setteki gibi eflatun bulabilsem tam benlik olacaktı ama takımımı cok severek aldım..) sonra merakla ve teslim olmuş bir halde ondan gelecek kargoyu bekledim...



Sonuç bildiğiniz muhteşemdi :) işyerinde kutuyu açıp ucundan bir bakış: 


Ve sayfasında paylaştığı resimler (benimkiler bu kadar güzel çıkmadığı için ondan alıyorum :))


Sonrası tatlı koşturmacalar... nikah salonu, düğün salonu araştırmaları... (bu karmaşadan daha sonra bahsedeceğim..) Gün alma telaşesi... kesinleşen zamandan sonra (30.Eylül.2012 :)) mobilya arayışı... gelinliği aramaya başlamamanın şaşkınlığı... nişan sonrası nişanlımın ailesine yapılacak olan ve halen yapılmamış olan ve dahi birhayli geciken iade-i ziyaret... hep bi karmaşa, hep biyerlere yetişememe.... aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa! diye bağırasım var, ben bağırmayayım ama sizz  dua edin blogcanlar emiiii

12 Haziran 2012 Salı

Her Yer Narçiçeği...


Evet bugünlerde heryeri narçiçeği renginde görüyorum... bakınıyorum, bakınıyorum, bakınıyorum.... bazen güzel bir haberle seviniyorum, hayallerimin gerçekleşeceği anı tekrar tekrar hayal ediyorium... bazen aradığım bir şeyi bulamamanın verdiği huzursuzluğu ve "ya bulamazsam" korkusunu iliklerime kadar yaşıyorum... garip haller içindeyim, yakında açıklayacağım :)


24 Mayıs 2012 Perşembe

(: Regaib Kandilimiz Mübarek Olsun :)

Herkesi Rabbimin en razı olacağı şekilde selamlar yollayarak başlamak istedim bugünki yazıma...

Malum 3 aylara girdik, Rabbim inşallah hepimize feyzinden yararlanmayı nasib etsin. En kârlı aylar bu aylar... 1 yaptığımıza 10,100 bazı zaman 1000 katına kadar sevap kazanırken, Ramazan'ın veda hüznünü biraz olsun giderecek Kadir Gecesinde ise 80 yıllık ömürde ibadet etme sevabı kazanabiliyoruz. Sanki Rabbimizin "kulum birşeyler yapsa da onun hanesine sevap yazsam" dediği zamanlardayız... 

Ve bugün, bu 3 mübarek ayda gizlenmiş güzelliklerle dolu gecelerden ilkindeyiz...  Bu güzel gecenin anlamı nedir, acaba 3 ayları karşılarken ilk cuma gecesinin mahiyeti nedir diye düşündüm ve manasını araştırdım:

Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur.[1]

İşte Regâib kandili ile araştırma yaparken rastladığım en güzel tanımlama buydu zannediyorum. Rabbimizden isteyelim isteyebildiğimiz kadar, bu gece Rabbe rağbet edenlerin, Rabden talep edenlerin gecesi... 3 ayların müjdeleyicisi.. Receb ayının ilk Cuma'sı...

Rabbim ellerimizi boş çevirmesin inşallah, Receb ve Şaban'ı hepimize hayırlı mübarek kılsın ve bizleri sağlıkla,sıhhatle Ramazan'a kavuştursun... Dualarımız makbul, günahlarımız mağfiret olsun inşallah...

Ve bir duayla son bulsun bu post da... bu gecenin hatrına...


 
[1] http://www.sorularlaislamiyet.com/article/9182/regaib-gecesi.html

15 Mayıs 2012 Salı

♥♥♥ Sözümüz Söz ♥♥♥


 Sözlendik biz... onca sıkıntıların, büyük mutsuzlukların üstesinden gelip sözlendik... Yalnızca paylaşma isteğinden kaynaklanan bir post bu; yoksa öyle şaaşalı hazırlıklar, süper çekim fotoğraflar yok.. Aniden, hiç beklenmedik bir anda, "daha var herhalde" derken oluverdi. 

Sadece tanışma olacak diye uyandığımız bir sabah alınan kararla isteme - söz merasimi de yapılmış oldu... benim tabirimle biraz "paldır küldür" oldu... telefonlardan çekilen, hiç poz verilmemiş 3-5 fotoğraf , bir de herkes gittikten sonra bile değil, kimse görmeden sabahında kendi kendime çektiğim birkaç çiçek ve çikolata fotoğrafı dışında başka karelerin olmadığı bir gündü.. Hatırası olmasa da akıllardan asla çıkmayacak bir gün... 
Paylaşabileceğim tek şey, kelimelerim..

Binlerce kez şükürler olsun... Düşününce eksikler,gedikler, karmaşıklıklar, "şöyle olsaydı keşke"ler üşüşüyor insanın aklına... ama yook, fırsat veremem hüzne... sabahında ağladığım, akşamında güldüğüm bir günün ardından hüzünler nolur geride kalmış olsunlar artık... parmağımda SÖZüm, yüreğimde canımdan çok sevdiğim varken... hüzünler uzak dursun bizden bundan sonra...

Bakarsınız nişanım güzel geçer, paylaşacak çok şeylerim olur belki de... Ama aklımdaki olsun istediklerim, hayalini kurduklarım için elimden geleni yapacağım bu kez... Sizden ricam dualarınız benimle olsun, huzur ve mutluluk sevdiğimle hiç ayrı kalmasın bizden... Nolur dua edin, 2 cihan saadeti bizim olsun...

11 Mayıs 2012 Cuma

Kuran-ı Kerim Filmleri ** Cuma Suresi 9 **

Hayırlı cumalar canlar...
Günün anlam ve önemine binaen bugünki kısa filmimiz Cuma Suresi 9. ayeti...

9 - Ey iman edenler! Cuma namazına ezan ile çağırıldığınız zaman derhal Allah’ı zikretmeye (hutbe ve namaza) gidin, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.

Cuma hepimize hayırlar getirsin inşallah... 

10 Mayıs 2012 Perşembe

Kuran-ı Kerim Filmleri ** Fecr Suresi 27-30 **

Bugünki Kuran filmimiz Fecr Suresi 27-30 ayetleri... ben çok etkilendim... 
Ve tabii öncelikle mealini okuyup, ayetin ne demek istediğini anladıktan sonra film eşliğinde etkilenmeye davet ediyorum sizleri...
İyi seyirler efendim...

27-30 – Ey gönül huzuruna ermiş ruh!
Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine!
Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!
Ayetteki “Nefs-i mutmainne” tabiri: Allah’ı tek İlah kabul edip O’nun peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği bütün buyruklara bütün gönlü ile inanan, tam bir teslimiyetle imanının gereğini yapan mümindir. Bu söz, ona, rûhunu teslim edeceği sırada söylenecektir.


9 Mayıs 2012 Çarşamba

Kuran-ı Kerim Filmleri ** Duha Suresi 1-4 **

Selam blogcanlarım,

Ben çook güzel bir şey keşfettim yine.. TRT Ramazan ayında (zannediyorum geçen Ramazan'da) hazırlamış böyle kısa filmler... Kuran'dan ayetler, çok etkiliyici fon müzikleri eşliğinde, harika görüntülerle minik filmler halinde sunulmuş... 
İşte ben de sizlerle bu güzellikleri buluşturmak istedim, bilgisayarıma yükledim. Elimden geldiğince hergün, bitene kadar paylaşmak istiyorum bu videoları... 
Tadı damağınızda kalacak, eminim...

İlk kısa filmimiz, Duha Suresi 1-4 ayetleri...

1 – Güneşin yükselip en parlak halini aldığı kuşluk vaktine,
2 – Sükûnete erdiği dem geceye yemin olsun ki:
3 – Ey Resulüm! Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Nübüvvetin başlangıç döneminde, çok az da olsa vahyin kesintiye uğramasına işaret edilmektedir.
4 – Elbette senin için her zaman, işin sonu, başından daha hayırlıdır.

 
 


7 Mayıs 2012 Pazartesi

Beklemek...


Ben beklemekten yoruldum artık... 
Acılarımın birileri tarafından anlaşılmasını beklemekten..
İçimde kopan fırtınaların duyulmasını beklemekten...
ANLAŞILMAYI beklemekten yoruldum...
Üzüntülerimi belli edememekten, duyduklarımdan, duymak isteyip de duyamadıklarımdan...
Nolur bitsin bekleyişim Rabbim, hayırlı sonuçlara kavuştur...
Bir haftasonu daha gözlerimin önünden akıp gitmesin, lütfen Allahım bu hafta güzel geçsin, bekleyişlerim artık çiçek açsın, meyve versin... 
Bunu okuyanlar da en içten bir "Amiiinnn" desin ki, "mümin kardeşin mümin kardeşine ettiği dua makbuldür" sırrınca açılsın kapılarım, girsin içeri mutluluklarım...

20 Nisan 2012 Cuma

♥ 20 Nisan 571 ♥

 
Bugün miladi takvime göre Efendiler Efendisinin doğum günü... 
20 Nisan 571'de dünyaya teşrif etmiş binbir mucize ile... 
Belki bütün sevdiklerimizin, eşimizin, çocuklarımızın, arkadaşlarımızın doğum günlerini günlerce önceden hazırlıklar yaparak kutluyor olabiliriz. Peki güllerin efendisi, gönüllerin sultanı, islamın güneşi, Rabbin dünyayı yaratış sebebi olan biricik Peygamberimizin doğum günü için ne yapabiliriz? 
Salavat kampanyaları düzenledik, günlerce selamlar-salatlar gönderdik. Ve gün geldi...
Çocuklarımıza Peygamber sevgisi aşılamanın tam sırası bence. Hani onların küçük dünyalarında doğum günü demek pasta demek ya... alalım bugün bir pasta, Peygamberimizin pastası desinler. Sevgi dolsun içleri.. 
Biliyor musunuz, katıldığımız bir kutlu doğum programında dağıtılan güllü minik lokumlardan götürdü annem biricik,minicik yeğenime... canım benim, "Peygamber Efendimiz beni çok se sevdiği için mi göndermiş bu lokumları?" diye sorarak ve ne kadar sevildiğini hissederek yemiş yumuk elleri ile... 

Güllerin Efendisinin hatrına sevdiklerimize bir gül, bir lokum, bir pasta verelim. Peygamber sevgisi dikelim kalplerine, gül kokulu çiçekler açsın yüreklerinde...

Bismillahirrahmanirrahiym* Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi külle mahtelefel melevan* Ve teakabel asaran* Ve kerraral cedidan* Vestakbelel ferkadan* Ve belliğ ruhahu ve ervaha ehli beytihi minnet tehıyyete ves selam* Verham ve barik ve sellim aleyhi kesiran kesiran ila yevmil haşri vel karar*
******
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve O’nun aline, gece ve gündüzün devamı, sabah ve akşamın birbirini takibi, gece ve gündüzün tekrar edip durmaları, Kutup Yıldızlarının karşılaşmaları süresince salat eyle. O’nun ve ehl-i beytinin ruhlarına bizlerden selam ve esenlikler ulaştır. O’na merhamet eyle. O’nu mübarek kıl ve O’na haşr ve karar gününe kadar bol bol selam eyle.

6 Nisan 2012 Cuma

MİM'in alfabesi :)


Çok değişik, çok cici bir mim aslında bloglar arası. 
"E"fhatun'a sıra  gelir mi ki derken sevgili Sevgi Abla (nam-ı diğer "değmesin yağlı boya" ) beni mimlemiş. Hadi bakalım inşallah mim Z harfine kadar gider.

Mim'in anlaşılmayacak pek bir yanı yok gibi. Benim mimlenişim E harfi ile oldu, sırada F harfi var. blogumun renklerinden çok cici bir kızın, beyzagülün annesi olan sevgili Filiz'e ve hayata dair paylaşımlarıyla Fulya Bozkurt'u  (bilinen adıyla Fulyanna) mimliyorum...

Hepinize hayırlı cumalar diliyorum blogcanlar!

itiraf etmeliyim, zor oldu "F" harfi :)

30 Mart 2012 Cuma

Nurdan Damla "Mü'minin Şiarı"

Uzun zaman oldu, farkındayım. Aslında yazasım çok geliyorken, yazacak birşeylerin kalemime düşmemesi oldukça acı oluyor.
Yine bir "Nurdan Damla" ile çıkmak istedim karşınıza. Açtığım bir sayfada göreceğim ilk cümleyi seçtim içimden kendim için. Öyle uygun bir şey çıktı ki; içinde bulunduğum halet-i ruhiyeye tam da uydu...Ben de sizlerle paylaşmak istedim.


Hayırlı Cumalar dilerim hepinize blogumun renkleri.. Rabbim güzel bir hafta sonu nasib etsin hepimize inşallah :)

23 Mart 2012 Cuma

Ruhunuzu Dinlendirin

Biliyorum, yağmurlu havalar geride kaldı... Ama yağan damlaların tıpırtısında kim huzura kavuşmaz ki.. Hani nisanda, hem tatlı bir sıcaklık, hem miisler gibi kokan yağmurlar yağar ya... hem ilk hem sonbahar birarada gibi... Kuşlar cıvıldarken, hafif aralık olan pencereye vuran damlaların sesi ve tabii içeriye dolan güzeeel toprak kokusu.... veee tüm bunlardan sonra çıkan renk cümbüşü, yaratılış harikası, Rabbin sanatı bir gökkuşağı...


Neden anlattım şimdi size bunları diye düşünüyor olabilirsiniz... Hatta belki de aranızda iç çekenler olmuştur böyle bir halet-i ruhiyenin özlemiyle... İşte, malum sosyal paylaşımısitesinde bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine dinlemiş olduğum üçlüyü huzurlarınıza takdim ediyorum :)

Lütfen üç linki de aynı anda farklı sekmelerde açın, yukarıdaki tasvir ettiğim şeyleri misliyle yaşayacağınız garantisi veriyorum... Pişman olmayacaksınız... Gözlerinizi kapatın ve anın tadını çıkarın...

19 Mart 2012 Pazartesi

45 Milyar Saniye için 45 Milyar Salavat


Biliyorum dostlar, çoğunuz salavat kampanyasına katıldınız sevgili blog ark"adaşım" Renkli Hayatların organize ettiği... Ancak geçenlerde gördüğüm bir başka kampanyaya kayıtsız kalamadım. O kadar hoşuma gitti ki mana olarak...

Peygamber Efendimizin doğum yılı olan 571 yılından bu yana geçen 45 küsür milyar saniye için, tam bu kadar salavat kampanyası başlatmış site... Şimdiden 8 milyar küsür olmuş... Kendi başladığınız salavatlarınız varsa ekleyebilirsiniz, yada bu güzel kampanyaya az da olsa katkıda bulunarak 45 milyarlık salavat sevabına ortak olabilirsiniz diye düşündüm... Eh sizlerle paylaşmamak, bu güzellikten sizi mahrum etmek olmazdı :)

Hesap şu şekilde yapılmış:
2012 yılı - 571 Peygamberimiz'in (S.A.V) Doğumu = 1441
60 sn. x 60 Dk.= 3600 sn. x 24 Saat= 86.400 saniye x 365 Gün x 1441 yıl= 45.443.373.000 saniye (SALAVAT)

Katılmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz...

Rabbim şefaatine nail olan kullarından eylesin bizleri... 
Sevgiler, iyi haftalar dilerim hepinize !

12 Mart 2012 Pazartesi

Salavat Kampanyası Başladı

 

Günaydınlar, iyi bir hafta dilerim herkesee!

Aslında hafta sonu aklımda olan, bu hafta mutlaka yazmak istediğim post konularından biriydi SALAVAT KAMPANYASI...  Malum Kutlu Doğum yaklaşıyor... Nisan ayı inşallah gül kokularıyla geçecek. Rabbim bütün islam aleminin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmasını nasib etsin inşallah... Dualarla, selamlarla Efendiler Efendisi'ni (aleyhisselatü vesselam) anmak, anıp da kendimizi ona tanıtmak, tanıtıp da inşallah şefaatine nail olmak istemez misiniz?

Sevgili Renkli Hayatlar blog sahibesi arkadaşım, bir ismimden adaşım (ki 2 ismim var :)) güzel bir kampanya başlatmış, Salavat Kampanyası... Hedefimiz 20 Nisan'a kadar 1 milyon salavat bitirmek...Sizler de katılmak isterseniz buyrun efendim, kampanya kapılarımız sonuna kadar açık, yapmanız gereken yalnızca bir tık ve ardından yorum kısmına okuyacağınız miktarı yazmak...

Sevgiler, sevgi dolu tebessümler sizlerle olsun! Tüm salavatlarınızı Peygamberlerin Efendisi tek tek şahsen alsın inşallah...

8 Mart 2012 Perşembe

Hadisler Işığında "Kadın"

Malumunuz bugün kadınlar günü... Aslında aynen sevgililer günü,babalar-anneler günü gibi manasız gelen bir gün bana göre. Feminist değilim, kadın düşmanı zaten olamam :) Ancak kadınlık denilen mefhumun önemi günlük olarak kutlanılıp geçilmesinden ziyade, bana göre kadına karşı alınan ömürlük tavrın yüceltilmesiyledir...

Bugünün adı madem kadınlar günü.. Bugüne ithafen sizlerle paylaşmak istediklerim var... İslamiyette kadına bakış nedir? Kadın, kapatılıp eve saklanıp,kuytularda gizlenecek bir varlık mıdır? Herşeyden önemlisi bir anne midir? İslamiyet kadını aşağılarken, erkeği mi yüceltmektedir? Yoksa bunun aksine islamiyet neşet ettiğinde kadınlar kendilerine verilen değeri mi anlamışlardır? Kadınlar Günü diyerek yeri göğü inletip de İslamiyetin kadına değer atfetmediğini düşünenler mi haklılar, devrindeki inançsızların bile "Muhammedül Emin" dedikleri yalansız Peygamber mi?

Öncelikle İslamiyetten önce kadına bakış nasıldı bunu anlayabilmek için cahiliye devrine gidelim beraber.. Kızı olduğu zaman utancından ne yapacağını bilemeyen, 6 yaşına geldiğinde "dayına gidiyoruz" denilerek diri diri toprağa gömülen kız çocukları... Zira o devirde "dayıya gitmek" diri diri toprağa gömülmekti... Ve Peygamberimiz'e Peygamberlik gelmeden önce açan gonca gül, Fatıma... Herkes şaşkınlıkla Efendimizin kızına olan sevgisine bakar, onu gömmeyişini anlayamaz... Ancak o yeryüzündeki en merhametli kuldur, Allahtan korkar..

İslamiyetten sonra da Efendimiz (aleyhisselatü vesselam), cahiliye devrinin izlerini tamamen silebilmek için olsa gerek, Sahabe efendilerimize bu yönde hep telkin ve tavsiyelerde bulunmuştur.. İşte bir demet hadis-i şerif...


Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü Tealanın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin! 
[Müslim]

 

En üstün mümin, hanımına en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir.
[Tirmizi]

 Hanımına güleryüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azad etmiş sevabı yazılır.
[R.Nasıhin]

Hanımını döven, Allah'a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.
[R.Nasıhin]

Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.
[İ.Asakir]

Çarşıdan turfanda meyve alıp evine getiren, sadaka sevabı alır. Getirdiğiniz meyveyi erkek çocuklarından önce kız çocuklarına verin! Kadınları,kızları sevindiren Allah korkusundan ağlayan gibi çok sevap kazanır. Allah korkusundan ağlayana Cehennem haramdır.
[İbni Adiyy]

Bunların yanında bir gün bir kişi "Ya Rasulallah, en çok kime iyilik ve ihsanda bulunmalıyım?" diye sorduğunda, Efendiler Efendisi (aleyhisselatü vesselam) "annene" cevabını verir. "Sonra kime?" diye sorunca da 3 kez üstüste "annene" cevabı verdikten sonra "babana" der... "Cennet anaların ayakları altındadır" hadis-i şerifinin çok güzel bir açıklaması belki de bu kesit... 

Bir bugün değil, hergün kıymetli olduğumuzu bilelim diyeydi bu post... Huzur yüreğinizden eksik olmasın hanımlar, böylece huzur saçın etrafınıza inşallah..

Bir notçuk: Hadisleri internetten buldum. Eğer rivayet edenlerinde,yada hadislerde yanlışlıklar varsa lütfen düzeltiniz...

6 Mart 2012 Salı

Heyecanlıyım


Blogcanlar, an itibariyle çok heyecanlıyım.
Bu postu okuyanlar dilimin çözülmesi,söylediklerimin karşımdaki kişinin yüreğine tesir etmesi için dua ederler mi lütfen... 
Yaklaşık olarak saat 14:00'e kadar dualarınızı bekliyorum... 
Açıklamaa.... açıklama inşallah hayırlı olur da yaparım güle oynaya...

 Rabbişrahlî sadrî. ve yessir lî emrî. vahlül ugdeten min lisânî. yefgahû gavlî.
(Taha Suresi, 25-28.Ayetler)

Rabbim, benim göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır; dilimden de şu düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar

5 Mart 2012 Pazartesi

Hediyeleşmek Sünnettir :)

Sevgili blogcan Değmesin Yağlı Boya, çok güzel bir etkinlik başlatmış. Karşılıklı hediyeleşme :) 
ister misiniz siz de güzel bir paketle hem sevindirin hem sevinin :)
ayrıntılar için buyrunuz efendimmm tık tık


2 Mart 2012 Cuma

Nurdan Damla "Kardeşlik"

Hayırlı Cumalar dilerim herkese... 


29 Şubat 2012 Çarşamba

Nurdan Damla "Şükür"

Bugün yeni bir seriye başlamak istiyorum. Gördüğüm, okuduğum, etkilendiğim belki bir cümle, belki bir hikaye... Güzel resimler eşliğinde hazırladığım görselleri paylaşmak istiyorum sizlerle, "Nurdan Damlalar" kategorisinde...

"Şükür" ile başlayalım, hayatımız bereketlensin duasıyla...


Tüm damlaları görmek isterseniz tık tık

Sözlerin En Yakıcısı

Karlı, soğuk bir sabaha uyandı bugün Başkent... Dün tüm yollar kapalıydı, 50 dk servis beklendi, 2 saatte eve gidildi... Çok şükür ki belediye çalışmış, sabah yarım saatte geldik sıcacık işyerimize. Rabbim dışarıda çalışanların, yolda kalmışların, evsizlerin yardımcısı olsun...

Serviste boş boş dışarıya bakmak canımı sıkıyor, o yüzden genellikle kitap okumayı tercih ediyorum. Bugünse okuduğum satırlardan beni can evimden vuran, oldukça etkileyen yerleri paylaşmak istiyorum sizlerle. 


Gıybet hakkında yazılmıştı kitabın bir bölümü... Hayatını dini ikame adına geçiren, belki de çoğu hususta kılı kırk yararcasına yaşayan kişilerin gıybeti küçük gördüklerinden bahsediyordu. Öyle yada böyle hepimizin düştüğü yanlışlardan... Bir kişinin arkasından yaka silkmekten tutun, kaş-göz işareti yapmaya kadar olan davranışların bile gıybet statüsüne girdiğinden.. Konu hakkında 1 ayet - 1 hadis paylaşmak istiyorum sizlerle blogcanlarım, küçük görülmeyecek bir günah olduğunu başta kendi nefsime hatırlatmak için:
 
 

*** 1 AYET ***
  وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ ُلمَزَةٍ  : "Veylülli külli hümezetil lümeze
"Ağzını gözünü eğerek şunu bunu kınayan insanların canı Cehennem’e! ” (Hümeze sûresi, 104/1)

veya Fizilalil Kuran (Seyyid Kutub) mealine göre:
"İnsanları dilleri ile arkalarından çekiştiren ve karşılarında kaş, göz hareketleri ile onları aşağılayan herkese yazıklar olsun."

Sadece dil ile değil; hem hümezeye hem lümezeye yazıklar olsun, "yani insanları arkadan çekiştiren, küçük düşüren, kaş göz hareketleriyle eğlenenlerin!" (Suat Yıldırım meali)

*** 1. HADİS ***
إِيَّاكُمْ وَالْغِيبَةَ فَإِنَّ الْغِيبَةَ أَشَدُّ مِنَ الزِّنَا، فَإِنَّ الرَّجُلَ قَدْ يَزْنِي وَيَتُوبُ فَيَتُوبُ اللهُ عَلَيْهِ وَإِنَّ  صَاحِبَ الْغِيبَةِ لاَ يُغْفَرُ لَهُ حَتَّى يَغْفِرَ لَهُ صَاحِبُهُ

"Gıybetten sakının! Çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina eder, sonra tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul buyurur. Ancak gıybet eden, gıybet edilen affetmedikçe, mağfiret olunmaz." (Kenzu’l-ummâl, 3/1057)

Yani gıybet, hiç de öyle amaaan denilecek bir günah değil... Hatta derler ya "ama doğruları söylüyorum" diye.. zaten çekiştirdiğimiz bir insan hakkında bir de yalan söylüyorsak bu düpedüz iftira olur. Gıybetin mazereti olmaz...

Rabbim gıybet etmekten korkanlardan, sözlerimizle dilimizi yakan bir ateşe düşmekten korusun bizi... Helal etsin gıybetini ettiklerimiz haklarını, ve bir daha da dilimiz işlemesin böyle bir günahı... Amin.... 




 
 Postumu bitirmeden önce Senai Demirci'nin konuyla alakalı bir kitabını paylaşmak isitiyorum sizlerle... Gıybetin yakıcılığını "Gıybetin Y/aktığı Dudaklar - Söz Yangını" diye ifade etmiş kitabında... Tavsiye edilesi bir kitap...


28 Şubat 2012 Salı

İstanbul Desenli Nevresim Takımı

Hani kimileri vardır, alacağı hediyeye,yapacağı organizasyona o kadar önem verir ki... Aylar öncesinden düşünür belki de.. Hah işte ben de onlardanım. Ama bu kez çok ani oldu, hem de oldukça... 

Çok sevdiğim bir arkadaşım, arkadaşlarıyla bir evde kalmaya karar verdi. Eee hal böyle olunca birsürü ihtiyacı oldu. Ben de hem mutlu olsun hem bir katkım olsun düşüncesiyle ne alabilirim diye düşünürken kararımı nevresim takımından yana kullandım. Ama benim çok sevgili arkadaşım, öyle her bayanın beğenebileceği rengarenk,çiçekli böcekli şeylerden pek hoşlanan biri değildir. Ağır abi edaları daha çoktur kendisinde :) Bu durumda da seçeneklerim daralıyordu, ayrıca benim beğeneceğim şeyleri o beğenmez düşüncesi de severek birşeyler almamın önüne geçecek diye çok korkarken....


Fırsat sitelerinden birinde işte bu istanbul desenli nevresim takımına rastladım, bayıldım tabi... hemen attım sepete, düştüm ödemenin yolunaa.... Ta ki onay butonuna tıkladıktan sonra "yetersiz bakiye" uyarısını alıp şok oluncaya dek... Aldığım ve nasılsa taksite bağladım diye düşündüğüm sevgili çeyizciklerim bakiyemin sınırlarını zorlamıştı demek... Öylece kalakaldım ekranın başında. Ama kararlıydım, alacaktım... internetten araştırmalara başladım, birkaç markanın istanbul desenli nevresim takımı buldum,en olmadı havale yapabileceğim bir site bulacak, ordan sipariş verecektim..

Bundan önce işyerimin karşısında bulunan çeyizcilere uğradım, ilk girdiğim yerdeki adam "istanbul desenli nevresim takımı ? ııhhhmm, hmmmm..." diye diye düşündü, belli ki hiç duymamış ama ayağına gelen müşteriyi kaçırmak da istemiyor: "haftaya gelecek mallarla gelebilir belki" dedi... Yok artık, dedi iç sesim en kaba edayla amaaaa "acelem var benim, acil almam gerekiyor,hediye alacağım" dedim kibar bir şekilde ve çıktım dükkandan. Hemen yanındaki çeyizciye girdim, baktım, nette gördüğüm markanın nevresim takımları sıra sıra duruyor. Atladım hemen, "bu markanın istanbul desenli nevresim takımından istiyorum" diye.. sonuç: onlar da duymamış, ama markanın satış mağazası oldukları için, bir telefonla bir günde getirttiler sağolsunlar...

Tüm bu uğraşlara rağmen gelen nevresim takımının rengi gözüme batıyordu, alt çarşaf sütlü kahve rengindeydi, halbuki resimde görülen yavruağzı gibi bir renkti. Açmadım, arkadaşıma verirken beğenmezsen bunu ben alırım,sana yenisini alırız diyecektim. Büyük gün geldi, arkadaşıma önce açıklama yaptım, beğenmediği takdirde söyleyeceği konusunda söz aldım :) kendisi hemen içini açıp bakmak istedi, malum bir istanbul sevdalısıdır, oldukça merak etti... kumaşının kalitesi ellediğimiz an belli etti kendini zaten, oldukça güzeldi... Açtık bir ucundan o bir ucundan ben tutarken "süper buuu" diye bağırışını görmek, o mutluluğu gözlerinde görmek herşeye bedeldi...

Gelelim bu kadar uzuuuun postun sebebi, kutusunda beni korkutan açıldığında miiis gibi istanbul-kız kulesi kokan nevresim takımımıza:


Bu posttan çıkardığımız ders nedir: 
1. Kredi kartından yaptığınız her alışveriş limitten düşer. İster taksit,ister peşin alın...Taksitlerinizi ödedikçe limitiniz açılır... :)
2. İstanbul nevresim takımı... Her eve lazım... çeyize de çift kişilik bir takım alınacak :)
 

24 Şubat 2012 Cuma

İlk MİM, ucundan kıyısından BEN

Blogumdaki yenilikten sonra ilk postumda, bana her konuda destek olan ve blogunu okumaktan zevk aldığım sevgili Beyaz Bezelye, nam-ı diğer bugy'e sonsuz teşekkür ediyorum. Benimle, sorularımla, header'ımla çok uğraştı sağolsun. Hem de hiç bıkmadan :)

Canım arkadaşım beni mimlemiş. Başlarda bu "mim de neyin nesi" diye boş boş bakıyordum postlara, sonra sonra anladım mahiyetini :) Eee tam da denk geldi, hem teşekkür hem mim cevaplama oldu bezelyeme :)

Gelelim sorularaaaaa: 

1- En sevdiğin şeyler nelerdir, nelerden hoşlanırsın vb? 

Kitap okumayı çok seviyorum, ilkokul yıllarımda biri bana "sen ileride kitap okumayı seveceksin" dese inanmazdım. Çok şükür otobüste boş vakit geçirmeyi sevmeyenlerdenim. Hep günde 10 sayfa bile okusam bir ayda 300 sayfalık bir kitabı bitirebilirim diye bir iç hesaplaşmam olur kendimle...
Canım yeğenimle oyunlar oynamak da ayrı bir eğlence benim için. Hayatımın neşesi o benim. Bu da çocuk yanım sanırım...
Sevdiceğimle vakit geçirmek de dünyayı unuttuğum zamanlardan. Aslında biz öyle güle oynaya vakit pek geçiremiyoruz, biraz sıkıntılarımız var ama bunları aşacağımıza inandığımız o umutlu zamanların tadına doyum olmuyor.
Yemek asla ayırt etmem, tatlıya hiç hayır demem. 
En çok kahvaltı davetlerini severim, kahvaltıdan sonra da bir fincan kahve yanında bir tiramisu (yada hangi tatlı olursa farketmez :)) harika gider bence dost sohbeti eşliğinde...

2- Bilgisayarda vaktini neler yaparak geçirirsin?
Evlilik planları yaptığımdan olsa gerek, çeyizle ilgili sitelerde dolaşmaktan farklı bir zevk duyuyorum. Uyum delisi olan ben, kuracağım sofraların örtüsünden peçetesine uyumlu hale nasıl getirebilirim bunları inceliyorum. 
Buna bağlı olarak insanların çeyiz alışverişlerine bakmaktan da zevk alıyorum forumlarda. İyi çıkan - kötü çıkan eşyaları inceliyorum kendimce. 

Sevdiğime ve misafirlerime güzel sofralar hazırlamak isteğimden olsa gerek, yemek bloglarındaki sofraları incelemekten çok hoşlanıyorum. Buralarda görüp beğendiğim tabaklar,runnerlar ne olursa listeme ekliyorum. Zamanla hepsi olacak inşallah diye dua ediyorum baktıkça, o zaman blogumda da paylaşırım inşallah...

3- En sevdiğin filmler nelerdir, veya izlediğin ve hafızanda kalan veya kesinlikle izleyin dediğiniz?
Acaba saymakla bitirebilir miyim :) Bıkmazsınız inş, başlıyorum zira :)
Öncelikle sayacağım filmlerin afişlerinden oluşturduğum kolaj gelsin :)


AŞK ENGEL TANIMAZ harika bir romantik komedidir bence.  

İzlemeyen kalmasın diyebileceğim filmler arasındadır PRESTİJ... 
Christopher Priest'in aynı isimli romanından uyarlanmış. iyi ki de uyarlanmış :)
İki sihirbazın öyküsü... Hem gerilim, hem aksiyon ve ilginçtir hem de dram barındırıyor içinde. Tek kelime ile müthiş!

Bir oyuncağın peşinde koşan aşıklar...
JEUX D'ENFANTS (Cesaretin Var mı Aşka)

BEFORE SUNRISE...
Trende tanışırlar, Viyana'da bir gün geçirirler... Belki bir günlük aşk filmi gibi ama izlediğimde çok hoşuma gitmişti..

KICK ASS..Romantik aksiyon :) 
Var mı böyle bir tür bilmiyorum ama bu film hem çok eğlenceli hem çok atraktif.. Bu mor saçlı kıza bayılacaksınız :)

LEON... Duygusal aksiyon... Tarif edemem, çok güzel bir film... Küçük bir kızın belalı bir adama aşık olması ve başlarına gelenler... Hazin son... :(

HAYAT GÜZELDİR... Savaş zamanı, küçük bir çocuğa oynanan masum bir oyun... Oldukça duygusal...

MONTE KRİSTO KONTU... Aman Rabbim! Nasıl bir filmdir bu! 2 arkadaş, bir Mercedes! (Tabii bu araba değil, güzel mi güzel bir hatun :)) ikisi de aşık ama biri kalleş.. diğerini ülkenin en zorlu hapishanesine gönderir alavere dalavere ile ve kızla evlenir... Hapse girenin tek bir amacı vardır artık: İMTİKAM!...
Süper ötesi bir film...

Akıl Oyunları, Cesur Yürek, Yeşil Yol, Esaretin Bedeli, Gladyatör, 6. His sayma ihtiyacı bile hissetmediklerimden....

 4- Şu sıralar almak istediğiniz şeylerin listesini yapsanız bunlar neler olur?
Upuzuuun bir çeyiz listem var,saymakla bitmez :)
Bunun yanında Canon 550d fotoğraf makinası istiyorum, kısmet..

5- Şu sıralar en çok dinlediğiniz şarkılar? 3 tane
Aslında galiba eskisi kadar müzik meraklısı değilim. Önceleri müziksiz duramıyordum,bilgisayarıma yeni albümler falan indirirdim. Ama şimdilerde dinlediğim müzik servisle işe gelirken,bazı zaman iş yaparken çalan radyodan ibaret...Duyduklarımdan çok şaşırarak beğendiğimse ilk aklıma gelen Tarkan vs Bülent Ersoy şarkısı :) Cidden bayıldım...

Çok uzun oldu farkındayım, affınıza sığınıyorum :)
Bu mim de benden cevaplamak isteyenlere gelsin :) seçemedim şimdi :)